16 Ekim 2009 Cuma

Mola

Mesaimin yedi katına çıkmasının şerefine, kelimeleri eskisi kadar sık bu bosluğa düşemeyeceğim.

Az da olsa görüşmek dileğiyle.

13 Ekim 2009 Salı

Büyümek.

Biz cücük kadarken;

Ne güzeldi dünya. Ne Nijerya’da ki susuzluktan ölen çocukları biliyorduk nede Captan Tsubasa’dan değerli şeylerin olduğunu. Sorumluluklarımız anne çişim geldi demekten ibaretti. Çoğumuzun en acı hatırası fermuara pipiyi kaptırmaktı muhtemelen.

Biz büyüdük;

Kimimiz sağcı oldu kimimiz solcu. Bazılarımız ayakkabısının arkasına bastı bazılarımız ise saç uzattı. İyi ve kötü gibi siyah ve beyaz gibi, bulduğumuz her boşlukta kutuplaştık. Kutuplaştıkça çirkinleştik, çirkinleştikçe büyüdük ve insan olduk.

Hani diyor ya o şarkıda

“biz büyüdük ve kirlendi dünya“

12 Ekim 2009 Pazartesi

Konya Rock Fest 3

Uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Bu topraklarda zaten adam gibi onların tabiriyle festival bizim tabirimizle konser göremedik. Kinaye yapıyoruz çünkü bizim gördüğümüz festivaller iki, üç gün süren sosyalliğin dibine vurulan çeşitli aktiviteler yapılan ana teması müzik olan insanı eğlendiren organizasyonlardır. Fakat Konya’da düzenlenenler ise hangar gibi kapkaranlık bir mekan da bitse de gitsek tadında çalan gruplardan ibaret.

Gelen gruplar sağlam olsa ses sistemi kötü oldu, ses sistemi düzgün olsa gruplar vasat oldu böyle bir kısır döngüde potansiyelini de yitirdi Konya. İlk düzenlenen organizasyonlarda hınca hınç dolan mekanlar kalitesizlikten dolayı açarım evde winamp’tan dinlerim mottosuna dönüştü. Mesela en son gittiğim festivalde gözlüklü bir hacı amca, çilekeş sahnedeyken ses sistemini bozacaksınız edasıyla eli belinde sahnenin içinde dolaşıyordu.

Geçtiğimiz yazdan sonra bir daha da adam gibi bir organizasyon olmaz derken her yerlerde gene “ festival” haberleri çıktı. Bunlardan ilk gruplarını açıklayan Konya rock fest III oldu. 12 Kasım 2009 da başlayacak olan festivale gelen gruplara şöyle bir bakalım.

MANGA
GRUP SEKSENDÖRT
FREYR
LEWANMORT
80 WATT
ATRA VOTUM
RAWEL
ARTIK ÜÇLÜ
FİLTRE
ARSNOVA

Bu sefer olur mu dedik durum maalesef içler acısı.

“Festival” dedikleri organizasyona gelen grupları başka bir memlekette tek gecede bir barda çıkartıyorlar. Olmamış diyor 3 puan veriyoruz.

Bakalım diğer organizasyonlar nasıl olacak?

11 Ekim 2009 Pazar

Sistem ve bünye.

mIRC’li yıllar.

İnternetle ile ilk tanışmam 90lı yılların sonuna doğruydu sanırım. O zamanlar internet demek mIRC demekti bizim için. mIRC’te o dönemlerin en popüler sosyalleşme aracı. D-smart’ın reklamında ki dönerci gibi, milletin bol keseden salladığı zamanlar yani. Bir de ICQ vardı o dönemler yazarken daktilo sesi çıkaran.

Fotoğraflı, görüntülü konuşma falan yok o zamanlar, karşınızda 17 yaşında İzmir’den Ayşe olduğunu iddia eden kişinin orta yaşlarda fırça bıyıklı bir boz yiğit olma ihtimali orantıya vuracak olursak %80. Ayna, ayva, zurna isimli en popüler kanallarda op’lar dünyayı ben yarattım ovalar biraz zaman aldı edasında. Özel konuşmalarda ise @’---,-- şeklinde gül gönderiyor millet birbirine.

Bitmedi!

150 kiloluk hanım kızlarımız yalnız_prenses, bayırgulu nickleriyle tarzı endam ediyorlar, erkek başına düşen kız sayısı %1 olduğu için kiloları pek göze batmıyor tabi. Caps lock’u açık unuttuğunda ise “ neden bağrıyosun amaağğ “ diyen tiplerin yeri ise bambaşka.

Aradan yıllar geçiyor..

Para internete bulaşıyor..

eM eS eN Gelişiyor…

Mirc ölüyor.

Bir titreşim, dört cümleyi geçemediğimiz günümüz msn’lerinden, sabahlara kadar geyik yaptığımız mirc alemine saygılar.

“Crayz_boyyy_2323: slm

XxXYalnizKurtXxX: slm

Crayz_boyyy_2323: nbr

XxXYalnizKurtXxX: ii u?

Crayz_boyyy_2323: iiiiii

Crayz_boyyy_2323: Asl?

XxXYalnizKurtXxX: 23/M/bolu sen?”

8 Ekim 2009 Perşembe

Şebnem FERAH

Beklenen albüme geri sayım..

7 Ekim 2009 Çarşamba

Hayal'e..

Çözülsem egolarımdan, buhar olsam karışsam gökyüzüne.. Yağsam tane tane, binlerce kez üstüne.. Islatsam seni, mutlu yada mutsuz farketmez o anki duygularına ben yön versem. Duygularınla bir şekilde girmiş olsam içine, senken biz olsak.. Kirlenmemiş bir çocuk edasıyla tanısak birbirimizi. Birbirimizi büyütsek biz olarak yaşlansak. Nefes yerine huzur alıp versek el ele toprak olup yeşersek sonsuza..

QdR.

6 Ekim 2009 Salı

Fizy!

İnsanın bedeninde kanın %92’si, kemiklerin %22’si, beynin ve kasların %75’i suysa ruhu içinde müzik aynı orantıdadır. (en azından benim için.)

Müziğe bu kadar bağımlıyken fizy.org’u atlamak bir hata olur.

Bu bir türk sitesi ama bu sizi korkutmasın. Oldukça sade, hızlı, basit ve güzel.

Arşiviniz yokken sıkça başvurabileceğiniz bir site.

Türk Telekom el atmadan tadını çıkarmanız dileğiyle.

http://www.fizy.org

5 Ekim 2009 Pazartesi

Mevsim

Sonbahar.

Kuzey yarım kürede Eylül, Ekim, Kasım güney yarım kürede Mart, Nisan, Mayıs’a denk gelen mevsim.

Ne sarı yapraklarını ne buhran bulutlarını ne de hüzün kokan rüzgarlarını hiç özlememişim.

Çabuk geçmen dileğiyle.

2 Ekim 2009 Cuma

Türklerin internet ile imtihanı.

Vakti zamanında bilgisayarı “soliter” oynamak haricinde açmayan, www.keremgongeroglu@hotmail.com tadında msn adresleri alan yurdum insanı, geçen yıllarla büyük mesafe kat etti bilişim sektöründe.

Sabahları arkadaşlık sitelerinde etiket yapabilmek için html kodunu bile öğrendi, geceleri ise +rep, emeğe saygı diyerek paylaşımcı ruhunu ortaya koydu forumlarda. Fazla uzatmadan toplumumuzun dört kutsal sitesine geçelim.

Türk insanı için internet dörde ayrılır.

Msn

Google

Youtube

Facebook

Msn:

Türk insanın internet ile ilk büyük imtihanıdır. Msn listenizdeki biri selam yazmadan önce titretir, sizde onu titretirsiniz, o sizi titretir. Bir kelime yazana kadar devam eden bir kısır döngü oluşur. Önümüzdeki 20 yılda bunun aşılacağını öngörüyorum.

Google:

Yurdum insanı Firefox, Explorer, Chrome bilmez, önemsemez. İnternet demek Google demektir. Adresini bildiği bir siteyi tarayıcısının yerine, google’nın arama çubuğuna, www.adres.com şeklinde yazarak aratır, çıkan sonuçtan tıklayıp girer.

Youtube:

Nasıl bir kitlesi var hala çözebilmiş değilim. Japonya’da çıkan anormal boyutlarda bir su hayvanının videosu altında sağcı/solcu, dinci/komünist, türk/kürt kavgası görmeniz muhtemeldir. Paso giydirirler birbirilerine amansızca, benim babam senin babanı döver edasıyla.

Ve son zamanların en gözdesi, Facebook:

Başlı başına toplumumuz hakkında bir gen haritası. Ortalama her Türk profilinde üç, beş yabancı bayan arkadaş görmek mümkün. Biri Çin’den diğeri Norveç’ten ne kadar kültürlüyüz değil mi? En cahilimiz 7 dil biliyor. “Günde mutlaka bir kere işeyenler xD” “Mesaj yazarken kim o diye soranlara hiç kimse diyenler” gibi yüzlerce yaratıcı(!) gruptan ziyade bunlara üye olan binlerce türkün olması gerçekten düşündürücü. Başlı başına bir tez konusu aslında bu facebook konusu, başka bir girdi de daha uzun uzadıya inceleriz.

Geldik sözün sonuna, Dünya’yı fetihlerle esir edemesek de, internet sayesinde kanser etmemize az kaldı Türkiye’m. Öptm, k.i.b. a.e.o, mcxxs! <3

Not : Duy bizi Google Translate! Emo dil desteği istiyoruz.